Hazır Çiğ Köfte Sektörü

Franchising Fuarları pek çok müteşebbis ruhu okşuyor bunu anladım. Geçtiğimiz hafta bizim yönetim toplantısında bu fuardaki ilginç bir Türk usulü franchise girişimi konuşuldu. KOMAGENE yeni bir ürün ile giriyormuş piyasaya.

Neydi, neydi adı? Hani Ortaköy’de yenen?? Patatesten??

KUMPİR. Kumpir yapma makinası, bu, patatesi haşlayarak yapıyormuş. Sonra sen üstüne istediğin makinayı koyuyormuşsun. Hayır derneklerinden biri  kadın üyeleri okullarda makinanın başında dursun buradan satış yapsın, güzel olur diyerekten makinaların siparişini verme aşamasındaymış.

Çok ilgimi çekmedi konu, akşamına canım çiğ köfte çekti. KOMAGENE’de aklımda kalmış bir deneyeyim dedim. Ömer’e sordum. O daha önce KOMAGENE yemiştim fena değildi deyince..

Çiğ köftesini aldık çıkışta. Önce ne kadar azmış, bu kadar paraya bu kadarcık diye düşünmüştük. Çiğ köftenin tadına bakınca iyiki az koymuşlar, bu ziyan olurdu yoksa dedik.

Şimdi bu çiğ köfteyi beğenenleri anlıyorum. Tadı fena değil. Ama işin sırrı detaylarda saklı.

Sonra OSES’i keşfettik. Onu yerken ağzımızda çiğ köfte lezzetini hissediyor, yedikten sonra da acılığının keyfini yaşıyoruz. Her ne kadar acemi lezzet avcıları olsak da “acının kalitesini yemekle birlikte değil yemeği yuttuktan sonra gelmesi gösterir” kuralına hakimiz efendim.

Özür dilerim KOMAGENE çiğ köfte dünyasında kurumsallaşmış isimlerdensin. Ama lezzetini, kullandığın acının kalitesini ve franchise verdiğin yerdeki çalışanını diğerine kıyasla beğenmedim.

Yurt dışına giderken Türkiye hasreti çekenlere çikolata niyetine bir paket bundan götürmek gerekir. İyi fikir!

Bir Cevap Yazın