Güre’de Çorbacı

Güre, Edremit körfezinde şirin bir ilçe. Denizi soğuk oluyor ama kaz dağları manzaralı yüzmek de pek güzel oluyor.

Sağ tarafta mavilerin birleştiği ufuk, sol tarafta kumsalın kahvesiyle dağların yeşili ve ardından gökyüzü mavisi..

Yüzdük, yüzdük acıktık tabii. Artık yemek vakti. Gürede iskelenin arka tarafında Atatürkçü Düşünce Derneği Kıraathanesinin hemen arkasında bir Çorbacı var. Ustası da işte burada..

Yemekleri de çorbaları da hafif hafif iyi gidiyor.. Özellikle altın sarısı Tavuk Suyuna muhteşem oluyor..

 

“Sert un da nedir?” diyenlere..

Brioche; Ekmek Bulamayan Halka Önerilen Pasta başlıklı yazımda geçen SERT UN ve HIZLI AKTİVE KURU MAYA ifadelerini burada biraz açalım..

İyi bir buğday ekmeği için birincil kural güçlü ekmek unu kullanmakmış. Ekmek ununun kek ve bisküvi yapmak için kullanılan pasta unlarından farkı gluten içeriğiymiş. Gluten değişen miktarlarda tüm buğday çeşitlerinde bulunan bir çeşit protein. Sıcak, kuru yazlarda kısa bir sezonda yetişen buğdayın gluten içeriği daha yüksek olurmuş. Bu buğday çeşidi de sert ya da kuvvetli olarak nitelendirilirmiş. Yüksek gluten içeriği daha kabarmış ve hafif somunlar edinmemizi sağlarmış. Bizim marketlerimizde sert un diye bir şey geçmiyor. Ne yapabiliriz, un paketlerinin üzerindeki protein miktarına bakarak sert unumuzu edinebiliriz. Protein içeriğinde minimum 10,5 ise bu unu sert un kategorisine alabiliriz.

****”Hızlı aktive kuru maya” da nedir diyenlere!!

Bu maya çeşidi İngiltere de ve pek çok Avrupa ülkesinde marketler de satılıyor. Biz de ise internette kısa gezinti sonucu Fermipan markasının Türkiye’ye geldiğini gördüm. Bizde ekmek ya da şekerli yağlı kek kurabiyeler için pasta hamurunda kullandığımız mayalar aynı. Bu marka ekmekler için uygun olan maya ile pastalar için kullanılan hamur mayalarını ayırmış. Fermipan Super olarak nitelendirilen maya ekmek için firmanın ürettiği.. Ama bu tarifte şeker ve yağ da var o nedenle Fermipan Soft’u kullanabilirsiniz. Bu da pasta için kullanılan cinsi çünkü.

——

Ekmek yapımından anlayan bu Fransız milletinin fırınlarının önünde o muhteşem ekmeklerinin arasına peynir, marul, salam hatta yumurta koyarak sattıkları sandwich’ler geldikçe aklıma bu adamlar işlerini biliyorlar demeden geçemiyorum kendi kendime..

Tahinli Kuru Üzümlü Kek

 

Mikser bugün sözümü hiç dinlemedi. Her taraf berbat oldu.

Mikseri çalışır vaziyette yumurtaların içinde bırakırsam arkamı döndüğümde olacaklara hazırlıklı olmalıydım aslında. Olan oldu, döke saça kek karıştı, biraz buzdolabı, biraz duvar, biraz yerdeki fayanslar ve hatta çok az mutfak lambasından sıçrayan kek karışımını sildik oldu bitti.

Peki bu kek nasıl yapıldı? Önce internetten tahinli kek tarifleri araştırıldı. Portakal Ağacının tarifi aşağıdaki gibi birebir uygulandı. Tek fark daha az şeker ve ekstradan kuru üzüm ilavesi oldu.

malzemeler:

  • 3 yumurta
  • 3 büyük kahve fincanı şeker
  • 1 büyük kahve fincanı tahin
  • 1 büyük kahve fincanı ılık süt
  • 1 büyük kahve fincanı ceviz
  • 3 büyük kahve fincanı un
  • 1 paket kabartma tozu
  • 1 avuç susam
  • 1 kahve fincanı sıvıyağ
  • 1 büyük kahve fincanı haşhaş

hazırlanması:

  1. şekeri ve yumurtaları çırpın. dövülmüş ceviz, tahin, kabartma tozu, sıvıyağ, ılık süt, susam ve en son elenmiş un ilave edin.
  2. ortası delik kek kalıbını iyice yağlayıp çekilmemiş haşhaşla yağlayın.  kek hamurunu döküp önceden ısınmış 170C fırında pişirin.

not: büyük kahve fincanı nescafe fincanı ile türk kahvesi fincanı arasında bir ölçü.

Turp ile Dana Biftek

Turplardan bana özel bir yemek yaptım. Burada özgürlük bir başka. Burası benim mutfağım işte. Tarçın, elma, turp, soğan, hindistan cevizi ve dahi tahin..

Ütüler beklesin beni, işler de öyle. Ben mutfaktayım meşgul etmeyin. Şu anda cevap veremem,  ocağımla ve buzdolabımla çok özel bir görüşmedeyim.

Turplu tarifimde bol tahin kullanacağım bir dahakine. Tam istediğim kıvamı tutturunca paylaşacağım sizlerle.

Eti gene güzel yaptım. Bu işten çok keyif aldım. Artık sadece kuzu kolda değil diğer etleri de güzel pişiriyorum, yumuşacık. Önce marinele, sonra çok kızmamış tencerede mühürle, ardından çok az su ile clipsoda pişir veeee..

İşte mükemmel bir et yemeği sizlereee.

Bu defa eti zeytinyağı beyaz tane biber ve kakule ile marinede bıraktım ve tencerede pişirdim.

Güzel oldu, herkese tavsiye ederim.

Yayla Kabağı

Gürültü yok, elektrikli buzdolabı, TV, fırın, cep telefonu yok, yüksek taş binalar yok, kalabalık insan grupları yok. Ne var; işte 3-5 ev içinde 3-5 insan var. Soba var, yeşillik var, dağlar var, hayvanlar var.

Topuklu ayakkabı yok, asfalt yol yok, ayna makyaj derdi yok.. Dünyayla bağlantı var; şehir hayatı ile bağlantı yok! Geceleyin gökyüzünde samanyolu diğer adıyla kocakarının yolağı var. Kurtların uğultusu, ocağın çıtırtısı, dışarıdaki pınarın şırıltısı, ay dedenin ışıltısı..

İşte böyle bir yer yayla.

Dedem memuriyetinden emekli olur olmaz yaylada bir ev kurdu kendine, her yaz döneminde de istisnasız göçtü şehirden Köroğlu dağlarının eteklerine. Bilmem kaç binlik rakımlı yayla evinin bahçesinde kabak, soğan, biber, domates, hatta patates ve hatta erik yetiştirdi.

İşte bu yemek o yaylanın kar sularıyla sulanan kabaklarından yapıldı.

 

Kız anasından ne görürse.. Kabağın kabuğunu hep kazırdı annem havuç gibi. Ben de alışmışım kazımaya. Bu defa da kazımayalım nolur sanki:))

Hep küp küp doğrardı yemeklere annem kuru soğanı. Bu defa yarım ay şeklinde olsun nolur sanki:))

Biber olmasın, bol domates olsun.

Bir avuç da pirinç olsun. Hafif sulu olsun yemek. Azıcık şeker işin püfü olsun.

Üzerine de dereotu yanına da kaymaklı yoğurt olsun.Bir de bir dilim Türk usulü fırın ekmeği mutlaka olsun.

Afiyet olsun..