Kuşkonmaz Özgür’ce

Resimde gördüğünüz özgün çalışmam lezzette benden tam puan aldı. Daha önce garnitür olarak bir kaç kere konservesini denemişliğim vardı kuşkonmazın. Bu defa kendim pişirmeden önce nette biraz araştırdım bu sebzeyi. Ekşi sözlükte kuşkonmaz için “Asılsız haber” gibi bir şey yazmışlar, hoşuma gitti, ingilizcesi asparagus çünkü:) Ayrıca çorbasının lezzetli olduğunu öğrendim. Uzak gelecekte bunu denemek isterim. Kısa vadede etrafındaki sebzelerle yol almayı tercih edeceğim. Yabancı sitelerde bu bitkinin kremalı çorbası için tarifler mevcut, meraklılarına duyrulur.

Bu yemek ıspanak salatası, avokado sos, patates tava ve kuşkonmaz sote’den oluşuyor ve son derece sağlıklı, hafif bir yaz yemeği. Vejeteryan misafirlerinize özel bir tabak olarak sunabilirsiniz.

Şimdi malzemeleri veriyorum:

Patates tava için daha önce haşladığım patatesleri değerlendirdim. Çiçek yağında kişniş, yeni aldığım italyan baharat karışımı denen karışımı ve acı biberi eklediğim kabuklu patates dilimlerini kızarttım. Ama yağ çok çok azdı. Patatesleri kabuklarıyla halka halka dilimledim.

Diğer tarafta avokado sos için:

Yarım avokadoyu çatalla ezdim. İçine ezilmiş bir diş sarımsak, yarım portakal suyu ve tuz ekledim. Bu sosu avokado kabuğundan ayırmadan aynı hali ile serviste tuttum.

Diğer tarafta ıspanaklı salatamı oluşturdum.

Ona da ıspanak yaprakları, yarım portakal suyu, tüm portakal, küp kesilmiş kaşar peyniri, zeytin ekledim.

Kuşkonmazları da bir kapta uçlarını alüminyum folyo ile sararak haşladım. Ardından tereyağında soteledim.

Hepsini bir tabağa ekleyerek muhteşem görünümlü, bir o kadar da sağlıklı Özgür’ce Kuşkonmazı servis ettim.

Afiyetle..

Özgür’ce Spagetti

Bu akşam spagetti yapmaya ne dersin, dedim içimden ve geçtim mutfak hanedanlığıma. Elimdeki malzemelerle süper lezzetli bir spagetti oluştu ve yemekte afiyetle yendi. Bu lezzet benim yüzümü kara çıkarmayacak  lezzetteydi yapımı da bir o kadar basitti.

Makarnayı bir kenarda haşlarken diğer tarafta da sevzeleri soteleyin. Haşladığınız makarnaları süzgece aldıktan sonra bir daha bulaşık yapmamak için aynı tencerede hazır makarna sosunu arkasında yazılı tarife göre hazırlayın. En son makarnanın üzerine sotelenmiş sebzeleri onun üzerine de rendelenmiş kaşarı ekleyerek fırında ya da mikrodalgada erimesini sağlayın. Sonra da afiyetle yiyin.

NOT: Resimdeki malzemelerde peynirli makarna sosu görünüyor. Yanlışlıkla peynirli almışım marketten ve böyle denedim. Mantarlı sos kesinlikle daha çok yakışıyor. Bir de bu hazır soslardan bir tanesi bir paket makarnanın 1/3ü için uygun. Yani eğer makarnanın tamamını kullanacaksanız 2 paket hazır mantarlı makarna sosu kullanmanızı öneririm.

Afiyetle..

Tavuk Suyuna

Çok sağlıklı, çok lezzetli, çok pratik.. Yoğurt ve meyve suyu ve yeşilliklerle biraz daha renklendirirsek soframızı işte budur.

Tavuğun yanına haşlarken patates, soğan, havuç, kereviz yaprağı, tane karabiber, hatta pırasa, ya da diğer baharatlardan da ekleyiveriyorum bazen. Yakışıyor doğrusu.  Lezzetli oluyor.

Ekmek ile suyuna bana bana haşlama tavuk. Su oranı tavuğun üzerini en fazla 3 parmak geçecek kadar olsun.  Bu basit ve pratik akşam yemeği özellikle soğuk kış günlerinde ilaç gibi gelecek kısalan kış akşamında sofrada olsun..

Afiyetle..

Bu Otları Kaçırmayın!

Çalışan bir bayansanız alışveriş için hafta içi iş çıkışı ya da hafta sonu marketlere talim oluyorsunuz ister istemez. Her ne kadar bu marketler hayatımızı pek çok anlamda kolaylaştırsa da özellikle manav reyonlarındaki sebzeler Pazar seyyar standlarındakilerle karşılaştırılamaz bile..

Geçtiğimiz hafta bir değişiklik yaptım ve pazara gittim. Aman ya rabbi, ne kadar şey kaçırıyormuşuz meğer! Meyvenin sebzenin bin bir türlüsü, seç, beğen al! Yufkaların bile el yapımı, en tazesi oradaydı. Pazar kültürüne uygun davranmak ayrı bir zevk: önce dolaş, gözüne kaliteli ya da fiyatı uygun olan alacaklarını kestir, dönüşte topla, hepsini..

Tek sorun standlardaki ürünlerin pek çoğunun hormonlu olduklarının tek bakışta anlaşılıyor olmasıydı.  Pazarlarda organik ürünlerin satıldığı standlar da artık yer almaya başlıyor. Şişli’de bir organik Pazar var gezmek istediğim yerler arasında burası.

Her pazarda doğal ortamda yetiştiğine güvendiğim ürünlerden otlar. Hani şu madımak, kaz ayağı, çiriş otu, vb. Baharın da gelişi ile özlediğimiz çilek, enginar, yeni dünya, çağla, erik gibi sebze ve meyvelerin yanı sıra bu türlü otları denemek lazım. Sağlıklı beslenme meraklılarına duyurulur:  bu otları kaçırmayın!


Otlar denince akla nedense hep ege gelir. Öyle bir ot var ki bu ot daha çok Erzurum başta olmak üzere Doğu Anadolu Bölgesi sofralarında biliniyor. Tanıştırayım, ÇİRİŞ OTU.

Nisan –Mayıs aylarında yeryüzünde beliren bu bitki çok kısa bir süre için semt pazarlarında yer alıyor.

Çiriş otu ile ilgili iki farklı  özgün Özgür’ce Denemesi. Özgür’ce mutfağında yaptım.

1. Çiriş Otu Pirinçleme

Önce soğanı zeytinyağında bir iki dakika kavur. Çiriş otunu ekle, kavrukla. Domatesi küp küp doğra yemeğe ekle. Pirinci ekle. Kısık ateşte kendi suyunda pişmesini sağla. Gerekirse su ekle. En son tuz ekle.

Önemli not: Çiriş otuna  sarımsaklı yoğurt kesinlikle çok yakışıyor. 

2. Çiriş Otu ile Çılbır

Bu tarif ilkine göre kesinlikle daha lezzetli oldu. Şiddetle önerilir.



Çiriş otunu 25-30 dk haşla, tabağa al, tuzunu ekle. Çirişin haşlanan suyunu atma, içine sirke ekle. Kaynayan suya kepçeye kırdığın yumurtayı al ve yumurtanın dağılmadan poşe halinde haşlanmasını sağla, yumurtanın sarısı çok katı kıvamda olması önerilmez. Sarımsaklı yoğurt hazırla. Tereyağında salça erit.

Tabaktaki çiriş otunun üzerin önce poşe yumurtayı ardından sarımaklı yoğurdu dök. Yoğurdun üzerine salçalı tereyağı sosunu dök. Yemekte baş köşeyi hak edecek bir lezzet, bu otun çılbıra ıspanaktan daha çok yakıştığını düşünüyorum.

3. Kazayağı Otu ile Börek

Bu üçüncü tarif sonradan eklendi listeme. Bu da otlarla bir özgün Özgür’ce deneme:)


Süt, yumurta ve sıvıyağı karıştırarak böreğin sosunu oluştur. Kaz ayağı otunu ince ince kıy. Yufkalardan bir yaprağı dörde bölerek tepsiye yerleştir. Üzerine sostan sür ve kıyılmış kazayağı otunu koy.

Sonra tüm katlara aynı şekilde bir yufka, sos ve kaz ayağı otu şeklinde son kata kadar devam et. Üstteki yufkayla böreği kapattıktan sonra böreği dilimle ve kalan sosun da tamamını dök.

Kızgın fırına sür. Afiyetle ye..

Salata Zamanııı

Değişik bir salata tarifi beklentisindeyseniz devam etmeyin. Bu yazıyı sadece salataya dikkatleri çekmek için oluşturdum.

Şimdi işten çıktınız eve yorgun vaziyette geldiniz. Yemek taze tercih ediyorsunuz ve akşamları aile bireyi sayısı kadar yemek yapıyorsunuz. Ertesi güne kalan yemekleri eşiniz yemek istemiyor. Bunların tamamını akşam yaşıyorsanız benimle gelin.

Aynı sofrada birden fazla çeşitten oluşan yemek yeme kültürüne sahip tipik bir Türk aile geleneğiyle yetiştiniz. Mutlaka çorba olacak, yemek olacak, ara zeytinyağlılar olacak. Bunları her akşam hazırlayamayız. Bu sağlıklı da değil zaten. Bol çeşit yeme merakımızı gelin salatalarla giderelim.

Aldığınız salata malzemelerini ilk aldığınız gün yıkayın kurulayın ve buzdolabı poşetlerine yerleştirin hergün dolaptan çıkarıp değişik çeşitlerle salatanızı yapın. Bir çeşit basit ama güzel bir yemek yanına da hoş bir salata emin olun hem yormaz hem de güzel bir sunum olur. Benim sizlerle paylaştığım tariflerin eminim çok daha muhteşem sunumlu ve kolay yapılanları sizin zihinlerinizde ya da o anki ruh halinizde mevcut.  Hatırlatırım akşam yenen yemekler çok hareket olmadığı için hafif ve kolay sindirilebilen besinler olmalı.

Sade ama asil akşam yemeğimizin çeşitliliğini sağlayacak salatamız için hani o poşetlere yerleştirdiğimiz tere, roka, marul, dereotu, maydonoz, biber, domates, soğan, lahana, hatta karnabahar, hepsini bıçağa gerek yok ellerinizle bölerek muhteşem salatalar oluşturabilirsiniz.

Her akşam salata beylere iyi gelmez, arada bir kaç akşam da yemeğin yanına ya bir çorba ya da bir pilav, makarna, yoğurtlu bir aferatif yapıp gönlünü almanız şart.

Afiyetler dilerim.