Bitter Çikolata ve Meyve

Bunu beceremedim. Bitter çikolatayı benmari usulü erittim. Çileklere batırdım ama olmadı. Bir püf noktası var ama ne?

Tadı da çok ağırdı, neden dışarıda gördüğüm o çikolatalı çileklere benzemedi? Aşağıdaki ürünü mikrodalgada ısıttım çilekleri bu çikolataya daldırdım ama hem pütürler oldu hem de çileğin lezzeti çok ağırdı.

Bitter çilek meraklıları siz bu şekilde denemeyin!!! Başka yolları arşınlayın.

Bu Sodayı Seviyorum

Bana sodayı sevdirdi bu lezzet. Mineralli sodaları içenler nasıl içiyorlar diye hep merak etmiştim. Artık yemeklerde meyve suyu niyetine soda içer oldum. gazoz, kola, meyve suyu ya da su yerine soda fikri kulağa hoş geliyor.

Kivili muzlu soda fikri ise eminim hiç birinizin kulağına hoş bir fikir gibi gelmiyor. Ama deneyin, gerçekten lezzetli. Marketlerde yana dolana kivili muzlu soda aratacak, bulduğunda da paket paket aldıracak kadar hoş tadı.

Diğer taraftan bu sodanın içindeki şeker, işte o şeker kulağa hoş gelmiyor. Sodayı sodalıktan çıkarıp meyve suyu haline getiriyor. Sırma A.Ş. şeker yerine elma suyu falan başka bişey ekleyemez misiniz bu sodaya?

Tel Kadayıf Sarma

Bu tatlıyı kayınvalidem yaptı. İtiraf edeyim, evlendiğimden beri bir çok tel kadayıf sarmasını yedim bu seferki tatlısını gerçekten tutturmuştu. Şerbetli tatlılarla pek aram olmamasına rağmen  afiyetle yedim.

Tel kadayıfları önce  tel tel ayırdı. Sonra onları parça parça aldı, yaprak gibi açtı, üzerine bol iri kıyılmış ceviz içi yerleştirdi. Sonra yaprak gibi bu iç ile sardı. tepsiye dizdi. Bir kenarda  büyükçe bir top tereyağını eritti, hatta ciddi ciddi yaktı. Onu kadayıfların üzerine döktü ve fırına sürdü. Fırını açtı, kızarana kadar pişirdi.  

Diğer tarafta şekerli, limonlu suyla şerbetini hazırladı. Kadayıflar soğuğa yakın ılık, şerbet kaynar değil ama kızgınken buluştular. Şerbet çekene kadat tatlı dinlendi ve lezzetli bir tatlı ortaya çıktı. Kaymak ile beraber afiyetle yendi.

Somon Balığı: Özgür’ce

Somon Balığı en lezzetli ve en kolay pişen akşam yemeği önerilerimden. İthal olanları da var yerli somon balıkları da mevcut. İthal olanları okyanusta avlandıkları için daha lezzetli oluyor.

Somona en güzel haşlanmış patates ve yeşil salata yakışıyor. Başakşehir’de bir kasap reyonlarında Green Life ürünlerinden et ile güzel gidecek değişik baharat karışımlarını indirimli satıyordu. 1,35 TL olduğunu görünce denemek istedim. Green Life ürünlerini daha önce de denemiştim. Mutfakta sıklıkla kullanılan salça, et suyu, baharatları %100 doğal ürünlerden oluşturuyor. Böyle olunca da muadilleriyle arasında fiyat farkı oluyor.

Ben Lemon&Pepper ürünlerini ilk defa denedim, somona verdiğ lezzeti beğendim.

Hoş Somona hiç bir baharat eklemeseniz de lezzetli oluyor.

Somon ve Özel Soslu Patatesler

(2 kişilik)

Somon Balığı 300 gr

Zeytinyağı

6 küçük boy patates

maydonoz

yeşil soğan

mayonez

Green Life Lemon Pepper (Arzuya göre siz içindeki baharatları kendiniz  ekleyebilirsiniz.)

Somonu teflon tavada ya da ızgara da kısık ateşte 20 dk pişirin. Kalın dilim ise 25 dk sürebilir. Eğer yukarıdaki baharatla denemek isterseniz Lemon&Pepper baharat karışımından arzu ettiğiniz kadar hafif zeytinyağı ile somonu buluşturduktan sonra pişirme işlemine başlamalısınız tabii. Bir de somon yağlı olduğu için kendi yağı pişmesini sağlıyor, kısık ateşte de sulanıyor. Ancak ilk etapta altı yanmasın diye somona çok az zeytinyağla etrafını yağlayıp ateşe verebilirsiniz.

Diğer tarafta da tercihen haşlamalık küçük patatesleri suda kaynatmaya başlayalım. Ben patatesleri haşlarken içine bir miktar sıvıyağ ekliyorum, patatesler daha çabuk pişiyor ve daha lezzetli oluyor.

Diğer tarafta da maydonoz ve yeşil soğanları ince ince kıyalım. Maydonoz yerine taze naneyi de öneririm. Ancak taze nane yaprağı tercih edecekseniz yaprak yaprak ayırın, yaprakları kesmeyin. Yeşil soğanın yerine kuru soğanı da ince ince dilimleyerek eklemeniz mümkün.

Bir başka tarafta patateselerin sosunu hazırlayabilirsiniz. Bunun için bir çorba kaşığı mayonezi 4 çorba kaşığı zeytinyağı ve yarım limon ile karıştırıyoruz. Bu sos haşlanmış patatese çok yakışıyor.

 Diyetteyseniz, ya da daha dikkatli bir yağ tüketimini tercih ediyorsanız bu sosu azaltabilir, patatesleri normal suda haşlayabilirsiniz.

Tabi en son arzuya göre tuz ekleniyor ve somon tabakla buluşuyor. Somonun yanına patatesler, yeşillikler ve sos karıştırılarak ekleniyor. Ben bu yemeği limonata ile servis etmenizi öneririm.

Özgür’ce Enginar

Her sebze, her meyve ve hatta her balık mevsiminde lezzetli. Her şey zamanında güzel. Ne kadar güzel bir denge var doğada. Her şeyin bir vakti ve zamanı var. Bu kural biz insanoğlu için de geçerli. Her hareketimizin bir vakti, her hayırın bir zamanı var.

Her ne kadar vakit ve zaman kelimeleri bir arada kullanılarak anlam bozukluğu içerse de bu cümlede çok manalar saklı düşünmek isteyene.

Bahar ile birlikte toprak vefasını gösteriyor ve türlü güzellikleri sunuyor Adem’e. Enginar da mevsiminde çok lezzetli sebzelerden. Fakar her ne hikmet-i alem ise biz beceremiyoruz bu enginarı tüketmeyi.

Marketlerde, pazarlarda bakıyorum, tüm satıcılarda bir telaş enginarın kabuklarını soymaya gayret ediyorlar can hıraş. Kabak gibi çıkardıkları enginar kalbi denen yeri de suların içinde teşhir ediyorlar millet-i aleme. Tamam böyle de yenir enginar. Ancak asıl yapraklarıyla lezzetlidir bu mükemmel sebze. Hem yapraklarından da yaralanmak varken neden tercih edilmiyor anlayamadım gitti.

Alışkanlıklar, ah alışkanlıklar. Bakın size enginarı yapraklarıyla öylece pişirebileceğiniz çok kolay bir tarif vereceğim. Enginarı tencereye koyun. Üzerine bir enginar için 3 su bardağı su ekleyin. Bir portakalı özellikle enginarın ortasına doğru sıkın, bol zeytin yağını da özelikle enginarın ortasından tencereye süzülmesini sağlayarak ekleyin. Bir baş da kuru soğanı yanına yerleştirin. Arzuya göre tuzu da ekledikten sonra bunu haşlayın. Piştiğinde yaprakların suda bıraktığı lezzete inanamayacaksınız. Ekmekle suyunun tadına vara vara yaprakları cipsten dip sosu sıyırır gibi sıyırın. (Hiç enginar yaprağı yemeyenler, yaprakların etli kalbe yakın dip kısımları sıyırılır) Sonra da parmaklarınızı yalayın.

Enginarın yapraklarını suyuyla yediniz. Kalbini de yeşilliklerle maydonoz, yeşilsoğan, limon ve extra zeytin yağı ile tüketebilirsiniz. Yaprakları sebze niyetine, enginarın çanak kısmı kalbi de et niyetine suyuyla muhteşem lezzetli. Çanak bölümüne yeşilliklerin yanırısa o pişmiş soğan bölümünü de ekleyebilirsiniz.

Yalnız enginarın kalbine böyle fava tarzı, yumurta tarzı, bakla tarzı nasıl desem ezilebilen baklagil gibi lezzetler çok yakışıyor. Humus da yakışabilir hiç denemedim mesela.

Ben yumurta haşladım, o yumurtanın sarısını da limon ve az mayonez ile karıştırıp beyazına geri yerleştirdim. Yeşilliklerle enginar ve bu yumurta lezzet olarak birbirine çok yakıştı. Denemenizi tavsiye ederim.

Kabaklı

“Kabaklı”   Bolu Seben’de yapılan yöresel bir yemek. Türk mutfağının  eskiden bu yana ne kadar yaratıcı olduğunun en güzel örneklerinden.. Günümüzde modern mutfaklarda ünlü şefler birbiri ile olmasını düşünemediğimiz malzemeleri birleştirerek farklı lezzetler oluşturmaya çalışıyorlar ya. İşte kabaklı da çok farklı malzemelerle muhteşem lezzetlerin oluşabileceğini çok eskiden bize haberini veren geleneksel tatlarımızdan. İçerisinde karabiber de var, süt ve şeker de var, tereyağı ve bal kabağı da var. Pek çok gurmenin bile hiç bilmediği bu lezzeti sizlerle paylaşmak benim için bir onurdur.

Bu özel yemek adeta bir seremoni şeklinde yenen tam bir eski Türk yemeğidir.

Balkabağını rendele. Karabiber ekle ve pişir. Açılan yufkalara gözleme içi olarak bu kabağı kullan. Gözlemeleri pişir. Üzerlerine tereyağı sür. Şeker ve sütü bir kapta karıştır bir miktar tereyağı ekle ve bu hazırladığın sosu ısıt. Şekeri çok olmayacak, hafif tatlandıracak o kadar. Kabaklı gözlemeleri dilimle. Sosu dök.

Sıcak olarak ma aile bir tepsiden bu yemeği yemenin lezzetine var. Bu yemek hanımların gününün yarısını alır ve ana yemek olarak o gün tüketilir. Özellikle akşamüstü vaktinde tüketilir. Çünkü eskiden akşam olduğunda hava karardığı için bu yemek görülemeyeceği için akşama yakın saatte yeniyor.

Eskiden teknoloji olmadığı için insanlar ister istemez sağlıklı besleniyormuş aslında.

Elektrik olmadığı için erken yemek zorundalar, bizim gibi gece yarılarına kadar sürekli atıştırılamaz karanlıkta.. Şimdiki katkı maddeleri diye bir şey de yoktu o dönemde yetiştirilen sebzelerin doğal ortamında.. İnsanlar tarlada, bayırda sürekli hareket etmek zorundaydı ister istemez sporlarını da yapıyorlardı bu arada..

Gözünü sevdiğimin teknolojisi bizi o dönemin krallarının görmediği zevk-i safa içinde yaşatıyor da aslında biz gene de hayıflanıyoruz hüsn-ü kuruntularımızla..